Logo
 
ANA MENÜ
Anasayfa
Hakkımda
İletişim
Kitap & Makale
Yazı Örnekleri
Karar Örnekleri
Çocukların Koruması
Seminer
Görüşler & Öneriler
Yargı Reformu
İçtihatlar
Haberler
Linkler
Editör Girişi
ANKET
Çocuk Suçlarına İlişkin Davalara Yargıtay'ın Özel Dairesi Bakmalıdır.
 
GİRİŞ FORMU





Kayıp Şifre?
ZİYARETÇİ SAYILARI
Bugün112
Önceki Gün175
Bu Hafta1090
Bu ay3785
Toplam476854
İl/İlçe Emniyet Müdürleri ve İlçe Jandarma Komutanları Adli Kolluk Sorumlusu Olmalıdır Yazdır E-posta

                  5271 sayılı CMK ve buna bağlı olarak çıkarılan Adli Kolluk Yönetmeliği ile suçla ilgili soruşturma ve kovuşturmada pek çok yeni düzenleme getirilmiştir.  

 

                  Bu düzenlemeler özellikle iddianamenin düzenlenip Mahkemeye verilmesi ve Mahkeme tarafından da iddianamenin kabulüne karar verilmesine kadar geçen soruşturma aşamasına ilişkin yenilikler getirmiştir.

                  Yeniliklerin ayrıntısına girmemekle birlikte şunu söyleyebiliriz ki; CMK nun soruşturma aşaması için getirdiği en önemli yenilik SORUŞTURMALARIN CUMHURİYET SAVCISININ SORUMLULUK VE İNİSİYATİFİ ile yürütülecek olmasıdır. Kanun koyucu bu amacı hayata geçirebilmek için kanuna pek çok düzenleme koymuş, bazı hususların açıklanmasını da yönetmeliğe bırakmıştır.

                  Bütün bu düzenlemelerin hayata geçirilmesindeki en temel husus ADLİ KOLLUĞUN KURULMASIDIR. İleri sürülen görüşlerin aksine kanımca adli kolluk tüm eksikliklerine rağmen KURULMUŞTUR. Polis ve Jandarmanın içerisindeki bazı birimlerin adli kolluk olarak belirlenmesi CMK nun hükmüdür ve bu hüküm uyarınca adli kolluk kurulmuştur.

                Adli Kolluk Yönetmeliğinin 3. maddesinde ADLİ KOLLUK SORUMLUSU tanımlanmıştır.

                  Tartışmalar ve ayrıntılar bir yana, şu anda uygulamadaki sorun; adli kolluk sorumlusunun kimler olacağı noktasındadır. Genel eğilim ve İçişleri Bakanlığının şu an ki uygulaması il/ilçe emniyet müdürlerinin ve ilçe jandarma komutanlarının adli kolluk sorumlusu olarak belirlenmeyip daha alt rütbedeki personelin adli kolluk sorumlusu olarak belirlenmesinden kaynaklanmaktadır.

                Zira; eğer en üst rütbedeki bu kişiler adli kolluk sorumlusu olarak belirlenmezler ise, bu kişilerin adli kolluk işlemleri bakımından da yetki ve sorumlulukları olmamakta, idari olarak astı durumundaki kişilerin adli kollukla ilgili işlemlerini denetleme ve yönlendirme konusunda yetkisiz kalmaktadır.

               Oysa;

                CMK nun 161/5 maddesinde en üst dereceli kolluk amirlerinin adli görevleri nedeniyle tabi olacakları soruşturma usulünün hakimlerin tabi oldukları soruşturma usulü olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere; en üst rütbeli adli kolluk amiri adli görevi sırasında işlediği suçlardan dolayı hakimlerin tabi olduğu soruşturma usulüne tabi olacaktır. Bu nedenle il/ilçe emniyet müdürleri ve ilçe jandarma komutanları adli kolluk sorumlusu olarak belirlendiğinde görev suçları açısından önceden olduğu gibi 2802 sayılı HSK nun hükümlerine göre soruşturmaya tabi olacaklardır. Bu nedenle yeni dönemde bu kişilerin sahip oldukları teminatlar bakımından bir azalma söz konusu değildir. 

             Adli kolluk Yönetmeliğinin 5. maddesinde adli kolluğun işleyişine ilişkin genel esaslar getirilmiştir. Buna göre;

             Cumhuriyet savcıları, adli görevlere ilişkin emir ve talimatları öncelikle adli kolluk sorumlularına veya adli kolluk görevini ifa eden diğer birim amirlerine verecektir. En üst rütbeli görevli adli kolluk sorumlusu değil ise Cumhuriyet savcısı bu kişilere (7. maddedeki istisnai durum hariç) adli soruşturma için emir ve talimat veremeyecektir.

Bu başlangıçta söz konusu görevliler için iyi bir durum gibi gözükse de sorun burada bitmemektedir.

            Nitekim; 

          Aynı yönetmeliğin 5/a-5 maddesi uyarınca; adli kolluk görevlilerine, adli görevi bulunmayan üstleri tarafından yürütülen soruşturma ile ilgili olarak emir ve talimat verilemez. Eğer en üst rütbeli görevli adli kolluk sorumlusu değil ise, kendi astı durumunda bulunan, yaptığı tüm işlerden idari olarak sorumlu olduğu, yapılan işlerin iyi veya kötü yürütülmesinden dolayı en azından idari olarak sorumlu bulunduğu görevlilere soruşturma işleri için emir ve talimat veremeyecek duruma gelecektir. Zira, en üst rütbeli görevli adli kolluk sorumlusu değil ise, soruşturmalar konusunda emir verme yetkisi de yoktur, soruşturmanın seyrine ve delillere müdahale yetkisi de yoktur, soruşturma konusu işlemlerden kaynaklanan sorumluluğu da  yoktur.

              Tüm bunların ışığında; il/ilçe emniyet müdürleri ve ilçe jandarma komutanları idari olarak astı durumunda bulunan görevlilerin yapmış oldukları adli kolluk görevlerine dahil olmak, bu görevlere ilişkin yetki kullanmak istiyorlar ise Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ADLİ KOLLUK SORUMLUSU olarak belirlenmelidirler. Bu görevlilerin adli kolluk sorumlusu olmadan, adli kolluğun soruşturmalara ilişkin yetkileri kullanması mümkün değildir.

             Kamu görevlisinin yetkisi kadar sorumluluğu olduğuna dair idarenin genel ilkesi bunu gerektirir. Cumhurbaşkanı hariç hiçbir kamu görevlisi sorumlu olmadığı bir konuda yetki kullanamaz. Sorumluluk yoksa yetki yoktur, yetki var ise sorumluluk da vardır.             İçişleri Bakanlığının genelgesini eksik ve yanlış pek çok noktası bulunmakla birlikte şu temel değerlendirmeyi yapmak mümkündür. Söz konusu genelge CMK nun çıkarılmasından önceye dayalı pek çok yasa, yönetmelik ve Bakanlar Kurulu Kararına dayalı olarak yapılmıştır. 5271 sayılı CMK ile getirilen düzenlemeler ile çelişkili olan tüm bu hükümler mülga hale gelmiştir. Eski döneme ait mevzuat hükümlerinin alt alta sıralanması ile yeni dönemin açıklanması mümkün değildir.

            Mevlana’nın söylediği gibi; “Düne dair ne varsa dünle gitti cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

  Murat AYDIN 

ADANA HÂKİMİ  

  

Son Güncelleme ( Perşembe, 07 Eylül 2006 )
 
< Önceki
SİTE İÇİ ARAMA
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
SİTEDE KİMLER VAR
© 2014 Murat Aydın