Logo
 
ANA MENÜ
Anasayfa
Hakkımda
İletişim
Kitap & Makale
Yazı Örnekleri
Karar Örnekleri
Çocukların Koruması
Seminer
Görüşler & Öneriler
Yargı Reformu
İçtihatlar
Haberler
Linkler
Editör Girişi
ANKET
Çocuk Suçlarına İlişkin Davalara Yargıtay'ın Özel Dairesi Bakmalıdır.
 
GİRİŞ FORMU





Kayıp Şifre?
ZİYARETÇİ SAYILARI
Bugün24
Önceki Gün171
Bu Hafta835
Bu ay24
Toplam473093
Sosyal İnceleme Raporu (Örnek 1) PDF Yazdır E-posta

                                           SOSYAL İNCELEME RAPORU

 

KURUM                        :SHÇEK.Adana Aile Danışma Merkezi 

RAPORU DÜZENLEYEN :Erdoğan BİLGİLİ Sosyal Hizmet Uzmanı 

GÖRÜŞME ve ZİYARETİN YAPILDIĞI YER:   

GÖRÜŞME YAPILAN KİŞİLER BİLGİ

TOPLANAN DİĞER KAYNAKLAR: Adana 2.Çocuk Mahkemesi’nin 2005/82 sayılı dava dosyası,İkamet Belgesi,Nüfus Cüzdanı,Öğrenci Belgesi,Yeşil Kart Fotokopisi

DOSYA NO :2005/  

GÖRÜŞME  ZİYARET TARİHLERİ: 08.11.2005-11.11.2005-13.11.2005  -05.12.2005-09.12.2005

 

         Yukarıda belirtilen yerleri ziyaret ile adı geçenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen bilgi ve izlenimler aşağıdadır.  

KORUNMASI TALEP EDİLEN ÇOCUK :MÜSLÜM  

Çocuğun Sosyal,Ekonomik,Sağlık ve Konut Durumu ve Ailesinin Değerlendirilmesi Hikmet 1973 Şırnak doğumludur.Okur-yazar olmayıp,geçimini temin edecek işli ve mesleği yoktur. Mesleki eğitim de almamıştır.Şırnak İli Beytüşşebap İlçesi mezraa beldesindeki köylerinin 1993 yılında yakılması nedeni ile Önce Antalya’ya göç ederek burada 9 yıl kalarak,İstanbul’a göç etmişler,3 yıl önce de ev kirasını ödeyemeyecek durumda olmaları nedeni ile  Adana’ya gelmişlerdir.

Anne Hikmet,

babası Abuzer okur-yazar olmadığını,tarım ve inşaat işçiliği yaparak geçimini temin ettiğini,sosyal güvenlik kurumlarına kaydının olmadığını,13 yıl önce kalp krizi nedeni ile vefat ettiğini,annesi Gülistan ile babası arasında resmi nikah olmadığını,annesinin kendisi 7 yaşında iken doğum sırasında vefat ettiğini,bu nedenle kendisinin nüfusa tescil edilirken üvey annesi Hohi’nin üzerine kaydının yapıldığını,evli ve çocuklu Adana’da ikamet eden evli ve çocuklu 4 erkek 3 kız kardeşinin olduğunu,kardeşlerinin köye geri dönmediklerini,2 kardeşinin kirada ikamet ettiğini,diğer kardeşlerinin evlerinin tapusuz (arsa tapulu) imarsız olduğunu,geçimlerini inşaat ve tarım işçiliği yaparak temin ettiğini,çocuklarının okula gittiğini,çocuklardan kağıt toplamaya yada ayakkabı boyamaya çıkan olmadığını,hepsinin sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmadığını,tedavi giderlerinin Yeşil Kart kapsamından karşılandığını,kardeşleri ile sosyal ve ekonomik bağlarının devam ettiğini,bu yıl ki ev kirasının kardeşleri tarafından verildiğini belirtmektedir. 

Baba Nadir

Baba Nadir 1970 Şırnak doğumlu, ilkokul mezunu,E Sınıfı Sürücü Belgesi olup,sigortasız olarak şoförlük yapmış,semt pazarlarında yaş sebze ve meyve satarak geçimini temin etmiştir.Şüphelinin annesi eşli Nadir’in yılda en fazla 3 ay çalıştığını,boş gezmeyi alışkanlık haline getirdiğini belirtmektedir. Hikmet, eşi Nadir’in, 8 ay önce Van’da ikamet eden dayılarının yanına ziyarete gittiğini,burada çıkan bir mahalle kavgasında adam yaralamaktan dolayı tutuklandığını, Mahkemesinin devam ettiğini,babası Hacı’nın okur-yazar olmadığını,3 yıl önce Mezra Beldesinde Köy Koruculuk yaparken kalp krizi nedeni ile vefat ettiğini,annesi Besi’nin 70 yaşında, okur-yazar olmadığı, kocasından dolayı dul aylığı aldığı,maddi imkansızlıklar nedeni ile 10 yıldır ziyaretlerine gidemediklerini, ikisi bekar,yedisi evli ve çocuklu 9 kardeşi bulunduğunu, kardeşlerinin okur-yazar olmadığını, Metin’in Mezraa’da Köy Koruculuğu yaptığını,diğerlerinin Adana,Antalya ve İstanbul’da  inşaat işçiliği yaparak geçimlerini temin ettiğini,tedavi giderlerinin Yeşil Kart tarafından karşılandığını söylemektedir. MÜSLÜM’ÜN ANNE-BABASININ EVLİLİĞİ ve KARDEŞ DURUMUAnne Hikmet,16 yıl önce yakın köylüsü Nadir ile görücü usulüyle evlendiğini,başlık parası olarak da Nadir’in kız kardeşi Nesrin’in kardeşi Ali ile evlendirildiğini, yani “BERDEL” olduğunu, bu evlilikten   6 çocuğu olduğunu,çocukların; Müslüm’ün 1993 doğumlu olduğunu,-1992 doğumlu Ahmet’in İstanbul Bağcılar Malazgirt İlköğretim Okulu 4.sınıfından 3 yıl önce ekonomik nedenlerden dolayı ayrıldığını,

              -1994 doğumlu Şervan’ın Adana  80. Yıl İlköğretim Okulu 3.sınıf öğrencisi olduğunu,bir böbreğinin çalışmadığını”Nefrit” tanısı ile tedavi gördüğünü,hastalık ve yetersiz beslenme nedeni ile yaşıtlarından daha zayıf olduğunu,  

-1996 doğumlu Suzan’ın paraları olmadığı için 3 yıl sonra okula başlayabildiğini,halen Şervan’ın devam ettiği okulun 1.sınıf öğrencisi olduğunu,           

-2001 doğumlu Şilan’ın  ile 25.07.2005 doğumlu Havin’in sağlık sorunu olmadığını,çocuklardan Müslüm,Suzan ve Şilan’ın evde yaşlı kadınların yardımı ile diğerlerinin hastane ortamında doğduğunu,çocuklarının doğar doğmaz ağladığını,düşme,ateşli hastalık vb. nedenlerden dolayı havale geçirmediğini,koruyucu-önleyici aşılarının yapıldığını belirtmektedir.            

DAVA KONUSU ÇOCUK:

MÜSLÜM  Anne Hikmet, İstanbul’da kocası Nadir’in çalışmaması nedeni ile kira borcunun 700 YTL olduğunu,ödeyemez duruma gelmesi üzerine ev eşyalarını borca karşılık rehin bırakarak Adana’ya taşındıklarını,ev eşyalarını da geri alamadıklarını, 10.09.1993 doğumlu oğlu Müslüm’ün İstanbul Bağcılar Malazgirt İlköğretim Okulu  6.sınıf öğrencisi iken 1.yarı yıl bitmeden Ocak 2003 tarihinde Adana’ya taşınmalarından dolayı okulu bıraktığını söylemektedir.Müslüm,7 yaşında boya sandığı olmaksızın poşet içinde ayakkabı boyacılığı yaparak evin geçimine katkıda bulunduğunu,yarım gün okula gidip yarım gün çalıştığını,günde 2-3 YTL kazandığını,Adana’ya geldikten sonra Reşatbey Mahallesi ile Küçük Saat civarında çöp bidonlarından kağıt toplamaya başladığını,günde 7-10 YTL kazandığını,öğle yemeklerini Sokak Çocukları Derneği’nde yediğini,bu dernekten bazen yiyecek ve giysi yardımı aldığını,sabah saat 05.00’den gece saat 23.00’e kadar kağıt topladığını,bazı geceler kağıt deposunda yattığını,sürekli olarak baş ağrısı çektiğini,dernekteki doktor tarafından ağrı kesici ilaç verildiğini,sağlık ocağının yazdığı ilaçları ise Yeşil Kartın ödemesine rağmen eczanenin istediği yüzde 20 tutarı ödeyemedikleri için almadığını söylemektedir.Müslüm,arkadaşı Ferhat ile 3 ay önce Reşatbey’de kağıt toplarken sokakta bir dükkandan eşya çalındığı için Çocuk Şubesi’nce göz altına alındıklarını,suçu kabul etmeleri için karakolda dövüldüklerini,yazılan tutanağı okutmadan zorla imzalattıklarını, kendisini karakoldan alacak yakını olmadığından polis tarafından eve bırakıldığını,2 ay öncede Baraj Yolu’nda Ferhat ve amcasının oğlu Suat’ın kağıt ve alüminyum toplarken Çocuk Polisi tarafından göz altına alındığını,daha sonrada kendisinin polisçe götürüldüğünü, Baraj Yolu’nda  meydana gelen hırsızlıktan sorumlu tutulduklarını,burada bir önceki gibi zorla okutmadan kağıt imzalatarak bırakıldıklarını söylemektedir.Müslüm, Suat Bahadır’ın amcasının oğlu Cumali’nin kağıt deposu çalıştırdığını, topladıkları kağıt ve alüminyumu Cumali’ye sattıklarını, son göz altı olayından sonra Cumali’nin kağıt deposunun Belediye ve polis tarafından kapatıldığını,Cumali’nin asıl mesleği olan fırın işçiliğine döndüğünü,kendisinin ise Adana’da kağıt toplanmasının engellenmesi nedeni ile Ferhat BAHADIR ile Ankara’ya kağıt toplamaya gittiğini,Ankara’da kağıt deposunda yatıp kalktıklarını,annesinin tekrar Ankara’ya gitmesine izin vermediğini,eğer okula gidemezse tekrar Ankara’ya gideceğini,10 gündür kağıt toplayamadığını belirtmektedir. 

T. AİLESİNİN KONUT DURUMU:

T. Ailesi, 60 m2den oluşan 2 oda mutfak,tuvalet-banyodan oluşan evde yıllık 800 YTL karşılığı ikamet etmektedir. Ev kirası akrabaların yardımı ile toplanmıştır. Baba Nadir’in evin geçimine katkısı olmamaktadır.Ailenin elektrik, su gideri ayda 35 YTL olup, 3 dönem ödenmemiş su faturası bulunmaktadır.Anne Hikmet, günde 15 adet ekmek aldıklarını,belediye ekmeği yada fırından tanesi 5 YKR olan bayat ekmek alabildiklerini, kahvaltıda genelde tek bir yiyecek (peynir yada zeytin) olduğunu, günde bir öğün yemek yediklerini,yemeğin Pazar sonunda alınan mevsimlik sebze yada makarna-bulgur pilavı olduğunu,doğumdan önce kendisinin tarlada 10 YTL ücret karşılığı çalıştığını,çocuk 4 aylık olduğu için çalışamadığını,evin geçiminin Müslüm’ün kağıt toplayarak aldığı para ile olduğunu,Müslüm’ün çalışmaması halinde aç kalacaklarını,şu an okula giden iki çocuğu da okula gönderemeyeceğini söylemektedir.Anne Hikmet şimdiye kadar Vakıf yada okuldan ayni ve nakdi yardım almadığını,Müslüm’ün okul giderlerinin karşılanmasının çocuğun okula devam etmesi için yeterli olmadığını,aylık 250 YTL ile geçinebileceklerini,Müslüm’ü yatılı okula göndermesi halinde kendisinin yalnız kalacağını söylemektedir. 

KORUNMASI TALEP EDİLEN ÇOCUKLAR:

FERHAT ve SUAT  

Çocukların konut,sağlık,ekonomik ve aile durumunun değerlendirilmesi;

Ferhat, 20.08.1993 Beytüşşebap doğumludur. Ferhat,ailesinin 1993 yılında köylerinin yakılması nedeni ile anne – babasının Adana’ya göç ettiklerini,okur-yazar olmayan babası Fuat’ın tarla işçili yaparak geçimini temin ettiğini,sigortasız çalıştığını,babasının 1996 yılında hastalıktan öldüğünü, Şırnak-Beytüşşabap-Mezraa Köyüne geri döndüklerini söylemektedir.Ferhat, annesi Sebiha’nın kaç yaşında olduğunu bilmediğini,okuması-yazması ve mesleğinin olmadığını,1997 yılında aynı köyde yaşayan birisi ile evlendiğini,bu evlilikten iki çocuğu olduğunu,annesinin evlenmesinden sonra Adana’ya geldiğini, halen Adana’da amcası Fahri’nin yanında kaldığını söylemektedir.Ferhat,annesini ve üvey kardeşlerini ilk defa geçen yıl Şırnak’a giderek gördüğünü,aynı köyde yaşayan ,3 hafta önce amcasının oğlu ile evlenen 19 yaşında ablası Perihan’dan başka öz kardeşi olmadığını,annesinin kardeşlerini tanımadığını,bir teyzesinin Adana’da olduğunu bildiğini,bu teyzesinin de adını,evini bilmediğini,annesinin yakınlarının kendisine sahip çıkmadığını belirtmektedir. 

FERHAT’IN SAĞLIK ve EĞİTİM DURUMU:

Ferhat,08.11.2005 tarihinde yapılan görüşmede,ameliyat geçirmediğini,sürekli ilaç kullanacak hastalığının olmadığını,amcası Fahri’nin kendisine Yeşil Kart çıkarttığını,sokakta çalıştığı için yeterli besin alamadığını bu nedenle halen 1.40 cm. boyunda 35 kg. ağırlığında olduğunu, bazen sigara içtiğini,alkol kullanmadığını, bir kez bile uhu benzeri madde koklamadığını, sokakta yaşayan bu tür kişilerden uzak durduğunu,arkadaşlık yapmadığını,beraber olduğu kişilerin aynı köyden tanındık kimseler olduğunu söylemektedir.Ferhat, 3 yıl önce amcasının oğlu Cumal’nin deposunda kağıt toplamaya başladığını, Adana’da Çocuk Polisinin kağıt toplamalarına izin vermediğini,yakalayıp karakola götürmesi nedeni ile 1 ay önce aynı köyden olup Ankara’da kağıt deposu işleten Murat’ın yanına arkadaşı Müslüm ile gittiğini, bu Mahkeme nedeni ile Adana’ya geldiğini, Ankara’da bir ayda 400 YTL kazandığını, kazandığı tüm paraları amcası Fahri’ye verdiğini,amcasının parayı bankaya yatırdığını, amcasında birikmiş 4000 YTL parası olduğunu, Adana’da kaldığı zamanlar amcasının evinde yatıp kalktığını,amcasının bu işler için kendisinden para almadığını,öle yemeklerini Sokak Çocukları Derneği’nde yediğini,bazen dernekten giysi yardımı da aldığını belirtmektedir.Ferhat, amcası tarafından Adana Bahçelievler İlköğretim Okulu’na gönderildiğini,2003 yılına kadar okula devam edip okulu 5.sınıfa geçtiğinde bıraktığını,okulda iken 2003 yılında okul idaresi tarafından 80 YTL para yardımı yapıldığını,okuma-yazma bildiğini,dernekte okuma kursuna da bir dönem gittiğini,okumak istemediği için okulu bıraktığını,amcasının da okula devam etmesi için kendisine baskı yapmadığını,okula devam edecek maddi imkanlarının olmadığını söylemektedir.Ferhat,11.11.2005 tarihli görüşmeye, Şırnak-Beytüşşebap-Mezraa Köyünde ikamet eden amcası Hüseyin’in oğlu 01.07. 1986 doğumlu Veysi ile görüşmeye gelmiştir.Veysi, babası tarafından Ferhat’ı almak için Adana’ya gönderildiğini,mahkeme sonrası köye götürüp imkanları olursa okutacaklarını,çocuğun Adana’da kaldığı sürece başının belaya gireceğini düşündüklerini,Ferhat’ın bakımını aynı köyde ikamet eden ablası Perihan ile birlikte üstlenebileceklerini söylemektedir  AMCA HÜSEYİN Bahadır’ın bakımını üstlenmeyi düşünen amca Hüseyin hakkında bilgiler oğlu Veysi ve Ferhat ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir.Hüseyin, 56 yaşında,okur-yazar olmayan,köyde çiftçilik,hayvan besleyerek ve Köy Koruculuğu yaparak geçimin temin etmektedir. Hüseyin bu işlerden yılda 10.000.YTL kazanmaktadır.Hüseyin, 30 yıl önce,okur-yazar olmayan,aralarında akrabalık bağı bulunmayan Sabriye ile evlenmiştir.Bu evlilikten,-29 yaşında, evli,5 çocuklu,okur-yazar olmayan Köy Koruculuğu yaparak geçimini temin eden Şerif,-24 yaşında,okur-yazar olmayan,bekar,çobanlık yapan Mehdi,-19 yaşında,ortaokul mezunu,bekar,işi ve mesleği olmayan  Veysi,-15 yaşında ,ortaokul mezunu,işi ve mesleği olmayan Fırat,-12 yaşında,ilköğretim okulu 7.sınıf öğrencisi olan Kağan isimli çocukları olmuştur.Çocukların sağlık sorunu bulunmamaktadır.Hüseyin’in kardeşlerinden;-Hacı’nın 55 yaşında,evli,9 çocuklu,okur-yazar,aynı köyde Köy Koruculuğu yaptığını,-Fahri’nin 45 yaşında evli,5 çocuğu olduğu,Adana’da ikamet ettiği evin alt katında bakkal dükkanı çalıştırdığı,oku-yazar olmadığı,-35 yaşında olan Haydar’ın ilkokul mezunu,evli,3 çocuklu olup Ankara-Bağla ilçesinde tarım işçiliği yaptığı,Ferhat’ın babası Fuat’ın dışında ölen kardeşi olmadığı öğrenilmiştir.Veysi,Ferhat’a sahip çıkma hususunda amcaları arasında bir sorun olmadığını,amcalarının birbirlerine saygılı davrandıklarını,Ferhat’a bakma kararının ortak alındığını söylemektedir. 

SUAT:

Suat’ın babası Fahri,1964 doğumlu,okuma yazma bilmemektedir.Mesleki eğitim de almamıştır.1994 yılına kadar inşaat işçiliği yaparak geçimini temin etmekte iken yüksek tansiyon nedeni ile sol gözünü tamamen,1996 yılında ise geçirdiği ameliyat nedeni ile de sağ gözünü % 85 kaybetmiştir.Fahri,1984 yılında uzaktan akrabası olan Nazi ile 70.000 TL’sı başlık parası vererek evlendiğini,eşi Nazi’nin 41 yaşında,okuma yazma ve Türkçe bilmediğini,doğuştan kalça çıkığı nedeni ile ağır işlerde çalışamadığını,2 kez rahim kanseri ön tanısı ile ameliyat geçirdiğini,5 yıl önce tedavi amaçlı doktorların önerisi ile doğum yaptığını,tedavi giderlerinin Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı’nca karşılandığını,özründen dolayı 2022 Sayılı Yasa’dan faydalanmak için müracaat ettiklerini belirtmektedir.Fahri çocuklarından;-20 yaşındaki Rahife’nin okur yazar olmadığını,3 yıl önce amcasının oğlu Şahin ile evlendiğini,Şahin’in kendisinin şeker hastalığına bağlı olarak özürlü olduğunu,okuma yazma bilmediğini,babası ve iki kardeşinin Şırnak-Mezraa Beldesinde koruculuk yaptığını,-16 yaşındaki Cumali’nin 2 yıl okula gittiğini,2 yıl önce amcasının 18 yaşındaki kızı Kıymet ile evlendiğini,1 çocuğu olduğunu,kağıt toplayarak günde 10-15 YTL kazandığını,çocuğu Kader’in anne-baba arasında resmi nikah olmadığından nüfusa tescil edilmediğini,beraber aynı evde kaldıklarını,-13 yaşındaki Osman’ın hiç okula gitmediğini,4 yıldır fırında çalıştığını,haftada 30 YTL ücret aldığını,-Korunması talep edilen Suat’ın 12 yaşında olduğunu,-11 yaşındaki Aliye’nin Bahçelievler İlköğretim Okulu 6.Sınıf öğrencisi olup derslerinin iyi olduğunu,sınıfta kalmadığını,doğuma bağlı kalça çıkığı rahatsızlığı olduğunu,-9 yaşındaki Hadi’nin 2 yıl okula devam ettiğini,zeka sorunu nedeni ile okuldan ayrıldığını,kağıt toplamaya da gitmediğini,-8 yaşındaki Pınar’ın da 3.Sınıf öğrencisi olduğunu belirtmektedir, Fahri % 85 özürlü olması nedeni ile Emekli Sandığı’ndan 3 ayda bir 385 YTL özürlü aylığı aldığını,Cumali,Osman ve Suat’ın fırın işçiliği ve kağıt toplamsı ile elde edilen gelir ile geçindiklerini,su,elektrik borcu olmadığını,gelirin tümünün harcandığını,Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan yardım almadığını,okula devam eden çocuklarına yardım amacı ile okul idaresine müracaat ettiğini,okuldan da yardım alamadığını,babası Sait’ten kalma Maliyeye kaydı olmayan evin alt katında bir odayı bakkal olarak çalıştırdığını,günde 6-8 YTL kazandığını,Ramazan Ayında çevreden fitre ve zekat aldığını,ekmeği kendilerinin tandırda yaptığını,çok acil olduğunda tanesi 12.5 YKR’dan Belediye ekmeği aldıklarını,genelde kahvaltıdan sonra bir öğün yemek yediklerini,sebzeyi semt pazarından arda kalanları toplayarak temin ettiklerini,alacağı,borcu ve birikmiş parası olmadığını söylemektedir.Baba Fahri,evin arsasının babasına ait olduğunu,arsanın tapusu olmadığından evinde imarı olmadığını,bu nedenle emlak ve arsa vergisi vermediklerini,çevre temizlik (ÇTV) vergisi ödediğini,evin 50 m2 büyüklüğünde 2 katlı olduğunu,alt katta  2 oda mutfak,banyo,tuvalet üst katta 2 oda 1 salon,mutfak bulunduğunu burada Cumali,eşi ve  çocuğunun,alt katta ise kendisi  eşi ve 6 çocuğunun yattığını,ortak yemek yaptıklarını belirtmektedirEvde,bit pazarından alındığı söylenen 37 ekran televizyon,buzdolabı,çek-yat bulunmakta,yemek piknik tüpünde pişirilmektedir.Fahri,özürlü aylığı dışında süreklilik arz eden bir geliri olmadığını söylemektedir.

            SUAT’IN SAĞLIK VE EĞİTİM DURUMU:

           Baba Fahri’nin Bahçelievler İlköğretim Okulu 6.Sınıfa kadar devam ettiğin,son iki yıldır kaydı olduğu halde okula gönderemediğini, okula götürüp bıraktığında kendisinden önce eve döndüğünü, okumak istemediğini,kağıt toplayıp sattığını,parayı çoğu zaman kendisinin harcadığını,şimdiye kadar Suat’ın uhu, bally, kokladığını,alkol içtiği konusunda bilgisi,görgüsü olmadığını,süregelen(kronik) bir hastalığı bulunmadığını,söz dinlemez birisi olduğunu,aileden kimsenin sözünü dinlemediğini belirtmektedir.Baba Fahri,Suat’ın ilk kez 2 arkadaşı ile beraber gece kağıt toplarken polis arabasını gördüklerinde saklandıklarını,aynı sokakta bir dükkanının hırsızlık amacıyla kapısının kırıldığını, Suat ve arkadaşlarının şüpheli olarak gözaltına alındıklarını,çocukların hırsızlık yapmadıklarını, aynı köyden olan Müslüm,Suat ve amcasının oğlu Ferhat’ın kağıt toplayan diğer çocuklardan korunmak amacı ile devamlı beraber olduklarını,polisinde 3 çocuğu bir arada görünce zanlı olarak karakola götürdüğünü çocukların hırsızlıkla ilgilerinin olmadığının anlaşılması üzerine ailelerine teslim edildiğini,polislerin kendisine “çocukları kağıt toplamaya sokağa gönderme,gönderirsen sokakta hırsızlığa karışacaklarını,uyuşturucu kullanacakları” söyleyerek uyardığını,ama Suat’ın kendisini dinlemediğini,kağıt toplamaya devam ettiğini,çoğu gece kağıt depolarında yattığını,kazandığı parayı da kendisinin harcadığını,eve katkısı olmadığını söylemektedir.Baba Fahri,Suat’ın artık okuyamayacağını,bir meslek sahibi olmasının çocuk için hayırlı olacağını belirterek,Suat’ın fırıncı,kebapçı,çaycı yada kasap yanında çalışabileceğini,çocuğu bu işlere yerleştirecek yakın çevresinin olmadığını söylemektedir

              SONUÇ VE DEĞERLENDİRME:

             Olayın olduğu 15.97.2005 tarih itibari ile 10.09.1993 doğumlu Müslüm 11 yıl 10 ay 5 günlük, 01.09.1994 doğumlu Suat ise 10 yıl 10 ay 14 günlük (babası Suat’ın 13 yaşında olduğunu belirtmektedir.), 20.08.1993 doğumlu Ferhat 11 yıl 10 ay 25 günlüktür.Bu 11-13 yaş (Gençlik Çağı Çocukluğu)döneminin genel özelliklerini kısaca değerlendirdiğimizde; Gençlik çocuklukla erişkinlik arasında yer alan gelişme,ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir.Ergenlik çağının kesin bir sınırı çizilmemekle beraber 10-12 yaşında başladığı ve 2-3 yıl sürdüğü kabul edilebilinir.Buna göre 12-15 yaş arasına ergenlik gelişmesini de içine alan ilk gençlik dönemi,15-21 yaş arasına da asıl gençlik dönemi diyebiliriz.Bu dönem kişinin yaşamının en karmaşık fırtınalı bir kriz dönemi olarak kabul edilmektedir.İnsan yaşama ve sevmenin bilincine ilk olarak  bu dönemde varır.

                Ergenlik (puberty) hızlı büyüme ve gelişmenin olduğu kız-erkek cinsel özelliklerin ortaya çıktığı 2-3 yıllık ilk gençlik dönemini kapsar.Kızlar  erkeklerden 1-2 yıl önce ergenliğe girer, büyüme ve cinsel olgunlaşmalarını erken tamamlar.Ergenlik her çocukta ayrı yaşta başlar.

            Büyüme tüm bedende değişik hızla gerçekleşir.Önce eller ve ayaklar büyür,yüzde önce burun ve çene büyür,kızlarda  kalçalar,erkeklerde omuz gelişir.Büyüme 11-16 yaşlarında hızlanır,daha sonra yavaşlayarak 18-20 yaşına kadar devam eder.

            Gençlik tatlı hayallerin tutkuların ve idealizmin filizlendiği sıkı arkadaşlıkların ilk sevgilerin yaşandığı dönemdir.  Yeniliğe ve ileriye doğru atılımların yapıldığı, kendini kanıtlama ve kendi kimliğini arayıp bulma çabalarının yoğunlaştığı bir dönemdir. 

            Bu çağdaki hızlı büyüme,bedensel ve heyecansal değişiklikler,ruhundaki derin fırtınalar,arkadaş grubuna bağlılık (Çete Çağı),yeni şeyler deneme isteği ve uyuşturucu ile tanışma çocuğu bekleyen tehlikelerdendir. 

           Gençlerin istekleri çok olup bunları hemen eyleme dönüştürmek isterler.Bedensel isteklerine karşı koyamazlar .Özellikle cinsel isteklerine yenilirler.Çok değişkendirler,istekleri geçicidir.Tutkuludurlar,huysuz ve öfkelidirler,kendilerini iç güdülerine kaptırırlar,tutkularının kölesi olurlar.İsteklerinin önüne dikilen en küçük engele bile katlanamazlar.Ana-baba-okul –disipline karşı çıkar onları kendilerini yargılayan,cezalandıran,anlamayan insanlar olarak görürler.Cinsel suçların işlendiği ,uyuşturucu alışkanlıkların  oluştuğu dönemdir.Onura ve başarıya paradan çok değer verirler.Çabuk güvenir,çabuk bağlanırlar,çünkü henüz aldatılmamışlardır. Yüksek amaçları ve hayalleri vardır.Sevgide de ,nefrette de  aşırıya kaçarlar.Her şeyi bildikleri  sanır onun için sonuna kadar direnirler.

        İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nce yürütülen “Sokaktan  Okula” projesi hakkında Müslüm’ün annesi Hikmet’e bilgi verilmiş, Müslüm’ün okula devamının sağlanması ve izlenmesi için Müslüm  ve annesi  projenin uygulandığı kuruluşumuz Adana 75.Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi’ne yönlendirilmiştir.Müslüm okula devam etmesi halinde SHÇEK Ayni ve Nakdi Yardım Yönetmeliği’ne istinaden Müslüm ve okula devam eden Şervan’ın ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile her çocuk için ayda 158 YTL tutarında nakdi yardım yapılacaktır.Yapılan bu yardım anne Hikmet’e ödenecek, 6 ay sonra ailenin durumu yeniden değerlendirilip,çocukların okula devam ettikleri ve yapılan yardımın çocuklarının ihtiyaçları için kullandığının tespiti halinde yardım süresi 1 yıl süreli olarak uzatılacaktır.             Ferhat’ın Türk Medeni Kanunu’nun 347. maddesine istinaden amca Hüseyin’in yanına yerleştirilmesi halinde, Ferhat’ın eğitimi ve diğer ihtiyaçları için SHÇEK Ayni ve Nakdi Yardım Yönetmeliği’ne istinaden aylık 158 YTL yardım yapılacaktır.Yapılacak bu yardım için Ferhat’ın ikamet edeceği Şırnak İl Sosyal hizmetler  Müdürlüğü’ne telefon ile bilgi verilmiş,amca Hüseyin’in adı geçen müdürlük ile iletişime geçmesi için oğlu Veysi’ye bilgi verilmiştir. 

           Suat’ın babasına Yüreğir’de bulunan 75.Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi ve İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü içinde çalışmalarını sürdüren Adana Aile Danışma Merkezi ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca uygulanmakta olan Sosyal Riski Azaltma Projesi çerçevesinde uygulanan “Şartlı Transfer”  hakkında bilgi verilmiştir.             

KANAAT:

            Müslüm’ün okula devamının sağlanması için aileye yukarıda belirtilen yönetmelik çerçevesinde nakdi yardım yapılması,yapılacak yardımın anne Hikmet’e ödenmesi;

            2828 Sayılı yasanın 3. maddesinde tanımlanan “Korunmaya Muhtaç Çocuklardan “olan 20.08.1993 doğumlu Ferhat’ın Türk Medeni Kanununun 347. Maddesine istinaden amca Hüseyin’in yanına yerleştirilmesi,çocuğun eğitim ve diğer ihtiyaçları için anılan yardım yönetmeliğine istinaden amca Hüseyin’e nakdi yardım yapılması,yapılacak yardım için Adana İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nce Sosyal İnceleme Raporunun bir örneğinin Şırnak İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne gönderilmesinin;

            01.09.1994 doğumlu Suat’ın anne-babası tarafından,2006-2007 Öğretim yılında okula devamının sağlanması,okula devamının sağlanması halinde Suat ve okula devam eden iki kardeşi Aliye ve Pınar’ın Şartlı Transferden faydalanmaları için Seyhan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı’na Sosyal İnceleme Raporunun bir örneğinin gönderilmesi,2006-2007 Öğretim Yılı başlayana kadar,Suat’ın sokakta kağıt toplaması yerine, babasının yanında bakkalda bulundurulması,Suat’ın haftada bir gün Aile Danışma Merkezi’nde görevli psikolog ile görüştürülmesinin sağlanmasının,             Adı geçen çocukların ruhsal , sosyal ve fiziksel sağlığı ve gelişimi  açısından yararlı olacağı düşünülmektedir.

 

 

Erdoğan BİLGİLİ

Sosyal Hizmet Uzmanı

Sicil No: 9501

 

    

Son Güncelleme ( Salı, 05 Eylül 2006 )
 
< Önceki   Sonraki >
SİTE İÇİ ARAMA
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
SİTEDE KİMLER VAR
© 2014 Murat Aydın