Logo
 
ANA MENÜ
Anasayfa
Hakkımda
İletişim
Kitap & Makale
Yazı Örnekleri
Karar Örnekleri
Çocukların Koruması
Seminer
Görüşler & Öneriler
Yargı Reformu
İçtihatlar
Haberler
Linkler
Editör Girişi
ANKET
Çocuk Suçlarına İlişkin Davalara Yargıtay'ın Özel Dairesi Bakmalıdır.
 
GİRİŞ FORMU





Kayıp Şifre?
ZİYARETÇİ SAYILARI
Bugün121
Önceki Gün151
Bu Hafta570
Bu ay4858
Toplam472828
Sosyal İnceleme Raporu (Örnek 2) PDF Yazdır E-posta

SOSYAL İNCELEME RAPORU

5395 sayılı Çocuk Korumu Kanunun 35. Maddesi  gereğince hazırlanmıştır. 

Dosya No : 2005/   

Görevlendiren Mahkeme : K.  Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

Kanunla İhtilaf Halindeki Çocuğun Adı ve Soyadı: K. B. 

Cinsiyeti         : Erkek 

Adresi :     

Doğum Yeri  ve Tarihi:   

Annenin Adı ve Soyadı :   

Babanın Adı ve Soyadı :   

Nüfusa Kayıtlı Olduğu Yer:  

Yargılanma Nedeni : Nitelikli yağma ve  bu suça yardım etme 

Suç Tarihi                 :20.11.2005 

Raporu Düzenleyen : Oben Südütemiz-Sosyal Hizmet Uzmanı 

Sosyal İncelemenin İstem Tarihi  : 26.01.2006   

  

fKULLANILAN KAYNAKLAR VE BİLGİ TOPLAMA YÖNTEMLERİ:

Hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi için duruşma sonrası tutuklu olarak tarafıma gönderilen  K.B ile iki, annesi T.S ve yengesi B. Hanım ile birer görüşme yapılmıştır. Anne görüşme gün ve saatine düzenli uymuş, işbirliğine açık ve katılımcı bir yapı sergilemiştir. Görüşme, gözlem ve mesleki değerlendirmeler sonucu aşağıdaki bilgilere ulaşılmıştır.  

SUÇA İLİŞKİN BİLGİLER:

İDDİA: Olay tarihinde müştekinin yolda yürürdüğü sırada, şüpheliler K.B., V.D ve T.R.B (1993) müştekinin önünü kestikleri, şüphelilerden T.B.R nın diğer şüphelilerden uzak durarak  beklediği, V. ve K.’ in cep telefonunu istediği, şüpheli K.’ in yanında taşıdığı ve emanette  bulunan bıçağı müştekiye çekerek  “seni öldürürüm” diye tehditte bulunduğu bu şekilde müştekiyi korkutarak  etkisiz hale getirdikleri, V.’ ın elini müştekinin  cebine sokarak rıza hilafına  müştekinin cep telefonunu aldığı bu sırada T.R.B.’nın  olay  yerinde  bulunarak  gözcülük yaptığı şüphelilerin bu şekilde atılı suçu işledikleri iddia edilmektedir. 

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Pendik Şube Müdürlüğünün 29.11.2005 tarihli 2005/XXX sayılı raporunda; K.B.  in yapılan muayenesinde; kendisine isnat olunan “nitelikli yağma ve  bu suça yardım etme  suçunun müdafaa ve münakaşasını gerekli şekilde  yapabildiği gibi kapsam ve sonucunu  yeterince idrak  edebilecek derecede  akıl ve ruh melekelerinin gelişmiş  bulunduğu anlaşılmakla söz konusu suçunun farik ve mümeyyizi olduğu” kayıtlıdır. 

GÖRÜŞMELERDEN ELDE EDİNİLEN BİLGİLER: 

B. Ailesi, parçalanmış bir ailedir. Anne ve babanın 8 yıl önce boşandığı, annenin ve babanın ikinci evliliğini yaptığı, babanın ikinci eşinde de  boşandığı, Behçet hastalığı nedeniyle 2 yıl önce  görme kabiliyetini  kaybettiği, alkol kullanım alışkanlığı olduğu,  hastalık öncesi  çalışmadığı, hastalıktan sonra da hastalığını  öne sürerek   çalışmadığı  aktarılmıştır. Baba ile görüşülemediğinden bu bilgiler anne ve  K.’den edinilen bilgiler kapsamındadır. Anne T. Hanım’ın 32 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı olduğu,  baba M. Bey’ in 36 yaşında, ortaokul mezunu, işsiz olduğu, anne ve babanın tanışarak, 1990 yılında  hukuki ve sosyal normlara göre evlendikleri, bu evlilikten K. ve K. isimli iki çocuklarının olduğu, annenin bu süreçte  konfeksiyon atölyesinde işçi olarak çalıştığı,  babanın  sorumluklarına sahip olmadığı, çalışmadığı, daha sonra  Behçet hastalığına yakalanması ise sağlık sorunlarının baş gösterdiği, bu aşamada evlilik birlikteliklerinin başından beri  kendi ailesinin  ekonomik desteği ile geçinen annenin boşanmak istediği, karı kocanın 1997 yılında boşandıkları, çocukların velayetin anneye verildiği, annenin iki yıl sonra ikinci evliliğini  Ş. S. ile yaptığı,  42 yaşında, çiçekçi dükkanı olan   Ş. Bey ile evliliğinden  2000 doğumlu 6 yaşında S. isimli  bir erkek çocuklarının olduğu öğrenilmiştir. 

Annenin K.’e hamileliğinde aşerme dönemini zorlu geçirdiği, tansiyon sorununun  ortaya çıktığı, K.’ in hastanede normal doğum ile doğduğu, doğum sırasında annenin  tansiyonunun çok yükseldiği ve komaya girdiği, 16 gün hastanede yattığı, oğlunu  doğduktan 6 gün sonra görebildiği,  gerek hastalığı, gerekse çocuk  bakımına  yeterli olmaması nedeniyle K.’ in bakımını, annenin erkek kardeşinin hanımı tarafından üstlenildiği ( yenge B. Hanım), K.’ in bebeklik aşamasında sakin bir bebek olduğu, annenin aktarımına göre “günah olmasa günlerce mama verme, altını değiştirme, hiç sesi çıkmazdı, hiç ağlamazdı”  şeklinde  açıklanan bir bebekliği  sırasında  babanın askerde bulunduğu, annenin  evli olan görümcesi ile beraber yaşadığı, ortamın gergin ve sorunlu olduğu, bebeğin bakımında herkesin  müdahaleci olup, askerlik sonrası  sağlık sorunları baş gösteren baba M. Beyin Behçet hastası olduğunun ortaya çıktığı,  hastalığı için verilen ilaçlara  takviye yapılmaması nedeniyle aynı zamanda babanın verem hastalığına yakalandığı, bu durumun bir süre anlaşılamadığı, tüberküloz hastalığın 5 yaşında bulunan K.’ e geçtiği, K.’ in tedavi ettirildiği öğrenilmiştir.  

Anne ve yenge, K.’ in bebeklik ve çocukluk aşamasında her istediğinin yapıldığını, kural konmadığını anlatmışlardır. Bütün ailece “el bebek, gül bebek büyütüldü”, ilköğretim 1. sınıfa kadar bu durumun sorun olarak algılanmadığı,  öğretmen tarafından çağırılan anneye “ çocuğunuzda bir tuhaflık var dendiği”, o dönemde  başı açık olan anneye karşı tepki göstermeyen K.’ in öğretmenine yönelik  “ neden açıksın, neden kapalı değilsin” vb. sözler sarf ettiği, öğrenciler dersi dinlerken K.’ in   herkesin baktığı yerin tersine baktığı,  dikkatini veremediği, arkadaşlarını rahatsız ettiğinin öğretmen tarafından aktarıldığı, psikoloğa götürülmesinin istendiği,  psikolağa götürülen hakkında  psikologun “ süper zeki bir çocuk olduğunun, bir şeyi olmadığını”   ifade ettiği,  ancak  K. ile ilgili şikayetlerin   3 ve 4. sınıflarda  artış gösterdiği,   aşırı hareketlilik ve kavgalar çıkarmaya başladığı,  hareketlerinde  kıpır kıpırlığının arttığı, 10 yaşında  Çamlıca dan  Pendik bölgesine E5 karayolunu kullanarak bisikletle gittiği, annenin ve yakınların bu olayı duyunca inanamadıkları, ilköğretim 5. sınıfı hiç kalmadan bitirdiği, annenin  okul ile  sık sık konuşarak ve  öğretmenlerinde “bir an önce gitsin” düşüncesinde oldukları, 5. sınıfın karne alındığı gün habersiz ve tek başına trene binerek Adapazarı’n da bulunan dedesinin yanına gittiği öğrenilmiştir.  

K.’ in anne ve babası boşandıktan sonra annesinin yanında kaldığı süre içinde babasının yanında yaz tatillerinde ve hafta sonlarında kaldığı, ancak annenin yaşadığı site  çevresinden yaramazlıklar, kavgaları, hareketliliğin sürekli şikayet edilmesi üzerine anne tarafından, babanın yanına yollandığı, 5. sınıfı babanın yanında bir başka okulda okuduğu, babanın  K.’ i disipline etmek amacıyla zaman fiziksel cezalarla engellemeye çalıştığı aktarılmıştır. Anne kendisinin oğlunu hiç dövmediğini  “ancak  keşke dövseydim böyle olmazdı” düşüncesinde olduğunu  dile getirmiştir.  

Yaşadıkları çevreden  tanınır olduklarını K.’ in bisikletle düz duvarlara çıktığını, çok yüksek seslerde evde müzik dinlediğini, komşuları sürekli taciz ettiğini, ancak  başka çocuklara zarar vermeyip bu zararın kendisine yönelik olduğunu, K.’ e ne iş verilirse yapacağını, kırık bir masayı tamir edebildiğini, bir ormanlık yeri temizlenmesi istenirse temizleyebileceğini, çok çalışkan olduğunu dile getirmiştir. 

K.’ in 6.sınıfta babanın yanında okuluna devam ettiği aşamada  öğretmen tarafından  annenin okula çağrıldığı, babanın yanında bakımında zorluklar var bu çocuğu yuvaya verelim dendiği, annenin bu duruma itiraz ederek bakacak  ekonomik koşullarımız var neden  oğlumu  yuvaya verelim dediği,  bu aşamada babasından tokat yiyen K.’ in evi terk ederek annenin yanına tekrar geldiği öğrenilmiştir.  

Bu aşamada K.’in yalanlarının  olduğu, evden bazı eşyaları götürüp sattığı, normalden çok az yemek yediği, evden uzun süreli uzakta kalmaya başladığı, eve geldiği zamanlarda iki gün üst üste uyuduğu, mahalledeki çocuklarla kavga etmeye başladığı, evden bıçak, satırı yanında götürüp gezdirmeye çalıştığı, çocuğun  hareketlerine müdahale edemeyen anne ve üvey baba onun her istediği gibi davranmasına müsaade etmeye başladıkları, gece 10.00-12.00 ler de  gelmeye başladığı,  çocukların bisikletlerin alıp  gezip bıraktığı, uçucu madde kullandığının fark edildiği, annenin  aşırı tepki göstermesi sonucu K.’ i in evden kaçtığı, yakın akrabalarında gece kalmaya başladığı, sürekli nerede olduğunun bilinmediği,  akrabaların bu süreçte onu  boş inşaatlarda  aradıkları, tutuklanmadan 15 gün önce babası ile tartışması sonrasında  evden  kaçtığı  ve haber alınamadığı öğrenilmiştir. K., babasının en ufak bir şeyden kendisine  sinirlenip  bağırıp çağırdığı, evden çıkartmadığını  ifade etmiştir.  

K. ile yapılan ilk görüşmede görüşme odasına girer girmez “sigaran var mı” diye sorduğu, oturduktan sonra konuşmalarında yüksek ses tonlu ve seri konuştuğu,  heyecanlandığında bu durumun arttığı, K.’ in  fiziksel ve bedensel sakatlığının olmadığı, dışa dönük  ve hareketli bir yapı sergilediği, sık sık söz keserek  konuştuğu,  burun akıntısının bulunduğunu, genel bakımın temiz ve düzenli olduğu (tutukevinden çocuklar  duruşmaya geldikleri zamanlarda koğuş arkadaşları tarafından kıyafet verilip kılık kıyafetleri düzenlenmektedir)  gözlemlenmiştir. Sol kolunda  2-3 tane kesik bulunduğu gözlemlenmiş “ bu kesikleri karakolda bana bir şey yapmasınlar diye yaptım, mecbur kaldım” dediği dikkati çekmiştir.  “Hayal ettiğin şeyleri  gerçekleştiremiyorsun, vakit çabuk geçiyor”  ifadesinin açılımı istendiğinde hayal ettiği şeyin araba olduğu görülmüştür.  İçinde bulunduğu koşuları  gerçekçi görmediği görülmüştür. 

K. “ben deli değilim, saldırganlığım yok, tiner harbiden delirtiyor, bali kullanınca  delirtmiyor, sinir yapıyor, titriyor” anlatımlarında bulunmuştur.  2002 yılından itibaren evden kaçtığını ve  bali  kullandığını, hırsızlıklar yaptığını , çocukların önünü  keserek  haraç aldığını, meğerse onun adı gaspmış dediği dikkati çekmiştir. 2002 yılında Adapazarı’ n da dedesinin yanında bulunduğu sırada sigara içmek istediği dedesinin buna izin vermemesi üzerine, kendini öldüreceğini söylediğini, dedesinin “ sen kimsin ki  kendini öldüreceksin”  demesi üzerine  sırtına benzin döküp kendini  yaktığını anlatmıştır.  

Anne, oğlunun iki taraflı büyüdüğü için ben onu başkasının çocuğu gibi hissediyorum demektedir. Üvey babanın K.’ e sevgi ve şefkatle yaklaştığı, davranışlarına müdahele  etmek amacıyla “ yavrum okumak istiyorsan okutayım, çalışmak istiyorsan iş bulayım” şeklinde samimi ve yakın davrandığını anlatılmıştır. K. ile yapılan görüşmelerde üvey babasından sevgi ile bahsettiği gözlemlenmiştir.  Anne oğlunun bir nevi sokağı tercih ettiğini, kendisinin oğluna sürekle “bak içeri düşersin, orada  durumun çok kötü olur,” dediğini hatta  gözü korkması için “duvar” filmini  ona izlettirdiğini, K.’ in   tutukevinden kendisine yönelik bir mektup yazdığını bu mektup da artık düzeleceğini ve yanına geleceğini ve  tutukevinin  hiç de  kendisine  söylediği gibi bir yer olmadığını  yazdığını anlatmıştır. 

Anne  ikinci evliliğinde mutlu bir beraberliğinin olduğunu, eşinin  ilk eşinden olan K. ve K.’ e kendi babası gibi yakın ve ilgili olduğunu, ekonomik açıdan iyi bir konumda olduklarını, apartman dairesinde yaşadıklarını, kocasıyla aralarında sevgi ve anlayışlı bir ilişkinin bulunduğunu, K.’i yuvaya vermek istemediğini, yanına dönerse ona bakabileceklerini  ifade etmiştir.  

DEĞERLENDİRME:  

K.,  boşanmış bir anne ve babanın  ilk çocuğudur. Düşük sosyo-ekonomik koşullara sahip bir ailede büyüdüğü, annenin  oğluna gebeliğinde stresli olduğu, babanın Behçet hastalığı sonucunda görme yeteneğini kaybettiği, alkol kullanım alışkanlığının bulunduğu, K.’ in bebeklik ve çocukluk döneminde annenin çocuk yetiştirmeye elverişli olmayan fiziksel ve ruhsal açıdan durumu nedeniyle  K.’ in geniş aile içinde dayı - yenge, dede, anneanne  tarafından  tutarsız ilgi ve hoşgörü içerisinde büyüdüğü, sorun  çıkarmaya başladığında anne ve baba arasında gidip geldiği, sınırlamaların olmadığı, aile içi iletişim ve duygusal paylaşımlarla yetersizlik ve verimsizlik göstererek; sağlıksız gevşek-sert tutumlar sergiledikleri, ilgi ve sevgi gösteriminde yeterli ve dengeli olamadıkları, okula gittiği dönemlerde takip ve desteği yeterli sağlayamadıkları, bu durum sonucunda  kuralları öğrenme ve kurallara uyma konusunda, dürtülerini baskılamada yeterli olunamadığı değerlendirilmiştir.  

Kendi başına  fiziksel ve ruhsal bütünlüğü için tehlikeli olabilecek (10 yaşında kendi başına bisikletle E5 yolundan Çamlıca dan Pendik’ e gittiği, bisikletle  tehlikeli  şekilde  hareketler yaptığı)  atak davranışlar gösterdiği, hareketli yapısı ile sürekli eleştiri aldığı, dürtü kontrolünün gelişmediği, yalan söylediği, hırsızlıklara karıştığı, madde kullanımına yöneldiği  ve bu aşamalarda anne ve babanın  etkin ve yeterli anne ve babalık yapamadıkları  profesyonel yardım alamadıkları  anlaşılmıştır. K. bu ortamda;   sokak alt kültüre karışmış çocuklar ile birlikte olmaya başladığı ve suça yöneldiği düşünülmektedir. 

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan bilgiler ve değerlendirmeler ışığında; ceza uygulanması halinde tüm bu hususların  takdiri ile;  K.’ in uzun yıllardır okuldan, evden kaçma, evden para çalma, yalan söyleme, suça karışma, madde kullanımı, atak davranışlar sergilemesi gibi davranış sorunlarıyla birlikte yasalarla başının derde girdiği görüldüğünden bu aşamada ruhsal sorunları olan bir çocuk olarak düşünülmektedir. 

K.’in fiziksel, ruhsal ve sosyal alanlardaki bozulmaların anlaşılabilmesi, organik kaynaklı bir sorun olup olmadığının, maddenin kötüye kullanımının  bağımlılık  düzeyine ulaşıp/ulaşmadığının ve sonrasında ise ne gibi bireysel, aile ve toplumsal çalışmalarının yapılacağının belirlenmesinin uzmanlaşmış çocuk veya ergen psikiyatrisince incelenmesi ve değerlendirme sonucunda mümkün olacağı kanaati edinilmiştir. Durum bilgilerinize arz olunur.  5395 Sayılı Çocukları Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca düzenlenen Sosyal İnceleme Raporu K. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına sunulur. 13.03.2006  

  

Oben Südütemiz

Sosyal Hizmet Uzmanı

31294

 

 

Son Güncelleme ( Salı, 05 Eylül 2006 )
 
< Önceki
SİTE İÇİ ARAMA
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
SİTEDE KİMLER VAR
Şuanda 2 misafir bağlı
© 2014 Murat Aydın